Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

LİKYA bölgesinin başkent Patara'dan sonra bölgede yer aldığı düşünülen ve Apollon'un bir kehanetinde sözü edilen 'kayıp kent'in bulunması için yüzey araştırmaları başladı. 1994 yılında günışığına çıkarılan Patara Yol Anıtı'nda yer alan ve sonu 'a' ile biten antik kentin, Kalabatia olabileceği tahmin ediliyor.

admin
Bu içerik 164 kez okundu.
Advert

LİKYA bölgesinin başkent Patara'dan sonra bölgede yer aldığı düşünülen ve Apollon'un bir kehanetinde sözü edilen 'kayıp kent'in bulunması için yüzey araştırmaları başladı. 1994 yılında günışığına çıkarılan Patara Yol Anıtı'nda yer alan ve sonu 'a' ile biten antik kentin, Kalabatia olabileceği tahmin ediliyor.

 

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Onur ve beraberindeki ekip, 1994 yılında Patara'da bulunan Patara Yol Anıtı'nda yer alan ve sonu 'a' ile biten kayıp kentin belirlenmesi için yüzey araştırmalarına başladı. Patara Yol Anıtı'nın bulunan bloklarının 7 metrelik bir anıta ait olduğu ve M.S. 46'da Roma İmparatoru Claudius'a ithafen yazıldığını belirten Doç.Dr. Fatih Onur, anıtta Roma'nın Likya'yı kontrol altına aldığı süreçle ilişkili olarak bir iç karışıklık sonrasında ülkenin kontrolünün ele alındığının anlatıldığını belirtti.

Anıtın yan yüzlerinde yol listesinin yer aldığını aktaran Doç.Dr. Onur, “Bir kentten bir kente şu kadar mesafe denilerek, 63 yol sayılmış. Bunların içerisinde de 55 yer ismi anılıyor. Böyle bir anıtın benzeri Türkiye'de ve dünyada yok. Likya M.S. 43'te eyalet yapılmış, M.S. 46'da ise bu anıt dikilmiş. Anıtı Likyalılar İmparator Claudius'a ithafen diktirmiş. Ve onun yaptırmış olduğu yolları da listelemişler. Böylelikle Roma hakimiyetinin bir şekilde pozitif görüntülenmesi amaçlanıyor. Anıt Patara'da dikilmiş, çünkü Patara o zaman Likya'nın başkentiydi" dedi.

PATARA YOL ANITI'NI TEMEL ALIYORUZ

Yüzey araştırmalarında Patara Yol Anıtı'nı temel aldıklarını kaydeden Doç.Dr. Onur, “Bizim bu yılki çalıştığımız alan, Patara'nın kuzey, doğu ve biraz da batıya doğru olan kısımları ile kuzeyde de Fethiye'ye kadar olan alandı. Ksanthos'tan Pinara'ya, Ksanthos'tan Tlos'a ve Pinara'dan Telmessos ve Tlos'a olan yollarla ilgilendik. Yaptığımız çalışmalarda, anıtta Patara'dan Ksanthos'a şu kadar mesafe, Ksanthos'tan Sidyma'ya bu kadar mesafe dedikten sonra Sidyma'dan 4,5 km'lik mesafede bir yerden söz ediliyor" dedi.

KAYIP KENTİN KALABATIA OLDUĞUNU TAHMİN EDİYORUZ

Anıtta yer alan yolların çoğunun güzergahının tahmin edilebilir durumda olduğunu, bugüne kadar anıtta yer alan 63 yoldan 21'inin tespit edildiğini, bu yıl 4 yol daha belirlediklerini kaydeden Doç.Dr. Onur, şöyle konuştu:

“Biz çalışmalarımızda sadece yollar değil bu yollar arasındaki yerlerle de ilgileniyoruz. Ve anıttaki ilgili boşlukta ne olduğu önemliydi bizim için. Bu bizi çok fazla yordu. Bunun nedeni de Sidyma'dan çıkan bu 4.5 km'lik mesafede bir yer bulunması gerekiyor anıta göre. İsmi de 'a' ile biten bir yer bu. Çünkü anıtta eksik kısımda sonu 'a' ile bitiyordu bu kentin. Bu yerin Kalabatia olduğu öneriliyordu daha önce. Ama Kalabatia'nın 8.5 km mesafedeki bir yerde olduğu tahmin ediliyordu. Böyle olunca da eğer anıtta söz edilen kent ise Kalabatia 8.5 km değil, 4.5 km mesafede olmalıydı. Bu yıl bununla ilgili araştırma yaptık. Anıtta yer alan 4.5 km'lik bu kayıp kent antik Kalabatia ile örtüşecek gibi görünüyor. Kentin bu anıttaki adını bilmiyoruz ama bir tahminiz var. O da Kalabatia dediğimiz yer. Normalde Kalabatia ismi zaten biliniyordu ama yeri bilinmiyordu. Anıtta ise 4.5 km'de bir yer biliniyor ama ismi bilinmiyordu. Böyle bir eşlemeyle bu kayıp kentin Kalabatia olduğunu tahmin ediyoruz."

APOLLON'UN KEHANETİ

Araştırmalarında antik Sidyma'da bulunan yazıtta yer alan bir kehanetten de yararlandıklarını anlatan Doç.Dr. Onur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O yazıtta Kalabatialıların Sidymalılara Apollon'un bir kehanetini getirdiği yazıyordu. M.S. 2 yüzyıla ait bu yazıtta tepesinde sadece ufak bir açıklığı bulunan mağaradan söz ediliyor. Biz de bu kehaneti Kalabatialar getirdiği için ve bu kayıp kenti bulmak için aynı zamanda mağaranın da peşine düşmüş olduk. Mağaranın denize karşı olduğunu biliyoruz. Bu kayıp kent, Likya'nın eyalet yapıldığı dönemdeki politik coğrafyası açısından önemli. Çünkü bizim bu anıtta gördüğümüz bir durum var. Patara Yol Anıtı'nda isimleri geçen kentler o dönemde belli bir düzeyde bağımsız bir yapıya sahipti. Fakat 100 ya da 150 yıl içerisinde politik coğrafyada bazı değişiklikler oluyor. Bu büyük kentler, çevrelerindeki diğer ufak kentleri de sınırları içerisine almış gibi görünüyor. Dolayısıyla bir dönem Sidyma içerisinde yer alan bir alan, daha önceki süreçte aslında kendi başına bir yerleşim yeriymiş gibi izlenim alıyoruz."

PATARA YOL ANITI'NDA 55 YER İSMİ VAR

Patara Yol Anıtı'nın günışığına çıkarılan bloklarında 55 yer ismi geçtiğini vurgulayan Doç.Dr. Onur, “Fakat yer isimlerinin çok az bir kısmı yer değil de dağ isimleri olabilir. Bunların hemen hemen hepsinin yerleri biliniyor ama 10'a yakın yeri tam olarak bilinemeyen, ama tahmin edilen yer var" dedi. Bu kentlerin çoğunun dağlık alanlarda ve çok azının ziyaret edilebilir noktada olduğunu kaydeden Doç.Dr. Onur, “Anıtta yer alan ve yeri tam tahmin edilemeyen bu yerlerden biri de bizim araştırdığımız yer" diye konuştu.

Doç.Dr. Onur, kayıp kentin politik açıdan önemli olmasının yanı sıra, bir kehanet merkezi olduğunun da ortaya çıkabileceğini vurguladı.

 

 

DHA-Kültür Sanat - Türkiye-Antalya - Selma KUNAR

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X