Advert
Advert Advert
Advert

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, darbe girişimi ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması için hareket eden sivillerle ilgili düzenlemenin yer aldığı 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 121'inci maddesini eleştirdi. Budak, "Bu ülkemizde çok büyük tehditlerin olabileceğini gösterir. Terör tanımı muğlaktır. Hele bugün yaşadığımız noktada terörü herkes istediği gibi yorumlayabilir. Böyle bir şey olmaz" dedi.

admin
Bu içerik 236 kez okundu.
Advert
Haberin videosu için tıklayın! Haberin galerisi için tıklayın!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Manavgat'ta partisinin ilçe başkanlığını ziyaret edip, partililerle toplantı yaptı. Ziyarette konuşan Budak, dünkü Resmi Gazete'de yayımlanan KHK'ların kabul edilemez olduğunu belirterek, Ankara'da CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) konuyu değerlendirmek üzere olağanüstü toplantıda olduğunu söyledi.

'TERÖRÜ HERKES İSTEDİĞİ GİBİ YORUMLAYABİLİR'

Hiçbir devletin kendi tekelinde olan güvenlik ve halkın güvenliği konusundaki yetkisini hiç kimseye devredemeyeceğini vurgulayan Çetin Osman Budak, KHK'nın 121'inci maddesiyle devletin yetkisinin sıradan insanlara devredildiğini savundu. Budak, "Bu ülkemizde çok büyük tehditlerin olabileceğini gösterir. Terör tanımı muğlaktır. Hele bugün yaşadığımız noktada terörü herkes istediği gibi yorumlayabilir. Ben, 'Gözünün üstünde kaşın var, sen teröristsin' deyip, çekip silahı, kendi güvenliğim için ya da toplumun güvenliği için birini vurduğum zaman ve terör suçlaması yaptığım zaman bundan ceza doğmayacak. Böyle bir şey olmaz" diye konuştu.

'TEK TİP KIYAFET' TEPKİSİ

Çetin Osman Budak, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların duruşmalara tek tip kıyafetle getirilmesi zorunluluğunu içeren KHK'ya da tepki gösterdi. Budak, "Şu anda sadece fikrini beyan etti diye, köşesinde yazı yazdı diye içeride olan gazeteciler var. Özgürlük ve demokrasi adına bildirilere imza atan akademisyenler var, siyasiler var, milletvekillerimiz var. Bunların tek tip kıyafetle toplumun önüne çıkarılması faşizmdir. Bu ancak diktatörlüklerde olabilir, bu da kabul edilemez" dedi.

TAŞERON İŞÇİ DÜZENLEMESİ

Taşeron işçi konusunu toplumun önüne ilk defa CHP'nin 'Bu modern köleliktir, hiçbir hakları yoktur, hiçbir emekçinin hakkı olmadığı gibi kendini savunacak mekanizmaları da yoktur. Bu insan alışverişine girer. Bu olmamalıdır' diyerek getirdiğini; DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanlarının katılımıyla taşeron çalıştayı düzenlediklerini anlatan Çetin Osman Budak, şunları kaydetti:

"Bu çıkarıldığı haliyle yine taşeronluk, bir yazılı sınav, sonra da sözlü sınav. Biz sözlü sınavları biliyoruz. Yine yandaşı alıp, birçok taşeronu dışarıda bırakma operasyonuyla karşı karşıya gelebiliriz. Ama olsun, kölelik düzenine son verecek bu kararnamenin taşeronlarımıza hayırlı olması dileğimizi de burada iletmemiz lazım."

'3 SENE SONRA SÖZLEŞME YENİLENMEYEBİLİR'

TBMM'de bulunan bütün partilerin taşerona karşı olduğunu, düzenlemenin Meclis'e gelmesi durumunda da kabul edileceğini de belirten Budak, şöyle dedi:

"Kanunları ve hukuk devletini bir tarafa bırakıp, bir gecede taşeron meselesinin KHK ile gelmesini de kabul etmiyoruz. TBMM, 80 milyonun temsilidir. 80 milyonun gönderdiği milletvekillerinin orada bu kararı alabilecek güçte olduğunu biliyoruz. KHK'yla taşeronlar sözleşmeli oluyor. 3 sene sonra sözleşme yenilenmeyebilir. Yazılı sınav yapılıyor, sözlü sınavla elenecek birçok taşeron olabilir. Sadece kamuda çalışanlar deniliyor, onun dışında çalışan taşeronlar köle olarak kalmaya devam edebilir. Eksiği çoktur, yanlıştır ve KHK ile çıkması da kabul edilemez. Bu kadar net, bu kadar açıktır."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X