Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 2018 faaliyet yılı 3’üncü Olağan Toplantısı Akra Hotel’de gerçekleştirildi.

admin
Bu içerik 155 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Toplantı Başkanlığı’nı ANSİAD İnşaat Sektörü Başkanı ve Egedem İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yılmaz’ın yaptığı toplantıda, Uzlaşma Yöneticisi & Şehir Plancısı A. Faruk Göksu ‘Mahalleleri Yeniden Keşfetmek’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıya, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı ve ANSİAD üyesi iş insanları katıldı. Antalya için ‘Kelebek Modeli’ni önerdiğini kaydeden Faruk Göksu, “Toroslar ve yaylalarla birlikte sahil bandını uyumlu hale getirmezseniz yeterince faydalanamazsınız” dedi.

Kent kimliği ve mahalle karakterini yaratmanın zor olduğu bir döneme girdiğimizi kaydeden Faruk Göksu, “Biz Türkiye’de üçüncü dönüşüm sürecinin yaşandığının bilincinde olmalıyız. Kentlerimiz üçüncü kez yıkılıp yeniden yapılıyor” diye konuştu. Antalya için ilk defa 2013 yılında ANSİAD toplantısında ‘Kelebek Modelini’ açıkladığını kaydeden Göksu, “Kelebeğin iki yönü, batı dediğimiz Kaş’ı da için alan bölge, diğer tarafta doğu bölgesi. Turizmin yoğunlaştığı katma değerin en üst düzeyde olduğu ama kente hiçbir katma değer sağlamayan bir ekonomi var” dedi. Yanlış turizm stratejileri nedeniyle kent merkezinin öldüğünü kaydeden Göksu, “Şimdi siz iki kanatla sahildeki kanatları uyumlu hale getirip bütünleştirmezseniz yeterince faydalanamazsınız. O nedenle, bu çeşitliliği birliktelik haline getirebilmek için neler yapılabilir onu tartışmak gerekiyor. Kelebeğin ana merkezi kent merkezi, ben yıllardır biliyorum maalesef kent merkezi ölüyor” diye konuştu. Antalya’nın uluslararası ve ulusal ağlara bağlı stratejik bir kent olduğunu belirten Göksu, “Antalya kırsal kalkınmasıyla, kentsel dönüşümüyle, kıyısal gelişimiyle, küresel pazara olan entegrasyonuyla masaya oturup bu kent modelini tartışmalı. Yani yarattığı ekonomiyi, ekolojiyle, Toroslar’la iş birliği yaparak oradaki değerlerle harmanlayarak yeni bir kent ekonomisi yaratması gerekiyor” dedi.

1950’den günümüze ülke olarak 3 kez dönüşüm süreci yaşadığımızı kaydeden Göksu, “Dönüşüm süreçlerine baktığımızda iki tane yapı tipolojisi üretti kentlerimiz. Birincisi gecekondu, ikincisi de apartmanlar. Artık sitelerden bloklardan bahsetmeye başladık” diye konuştu. TOKİ eliyle yaşanan dönüşüm sürecinin tek tip yapı tipolojileri oluşturduğunu belirten Göksu, “70 yılda ne oldu diye sorarsak 3 kez dönüştük. Şimdi iyiye mi gidiyoruz, bunu herkes kendi açısından değerlendirebilir. 2981 sayılı kanun tüm gecekonduları apartmanlaştırdı, bugün yaşadığımız süreçte önemsediğimiz iki tane yasa var, 5366 ve 6306 sayılı yasa. Bunlar hem tarihi alanlarda hem de mahallelerimizde dönüşümün kolaylaştırılması teşvik edilmesi için bir takım yaptırımlar ortaya getiriyor. Ama süreçte hep kent kaybetti” ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşümün 15 yıldır konuşulduğunu belirten Göksu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bana sorarsanız ‘Türkiye’de kentsel dönüşüm projesi yok. 100 tane kentsel dönüşüm tanımını İngilizceden Türkçeye çevirdik. En beğendiğim tanımı ben tekrarlamak istiyorum, ‘Kentsel dönüşüm, gayrimenkul geliştirme değildir. Gayrimenkul geliştirme, piyasa güçleri ile gerçekleşir.’ Bu açıdan baktığımızda bizim bütün dönüşüm projeleri birinci süreçte, ikinci süreçte olduğu gibi imar haklarının artırımına dayalı, kentlerimize özgü bulduğumuz kat karşılığı paylaşımla kentleri yoğunlaştırmakla ortaya çıkan bir model. Tanım şöyle devam ediyor, ‘Kentsel Dönüşüm ise özellikle kamu desteğine gereksinim duyulan yoksulluk bölgelerinde, ekonomik ve sosyal boyutu da içeren, uzun vadeli eylemler bütünüdür. Şimdi biz bu üç süreçte bu atanıma göre neyi ıskaladık, sosyal gelişmeyi ve ekonomik kalkınmayı ıskaladık. Yani biz ekonomimizi gayrimenkul odaklı geliştirdik. Ama üçüncü dönüşüm sürecinde boş arazide dönüşüm yamadığımıza ve gayrimenkul geliştiremediğimize göre burada insanların yaşadığını düşünerek bu sosyal ve ekonomik bileşenleri dikkate alma zorunluluğumuz var. Eğer kentleri yeniden düşüneceksek biz vizyonu unuttuk, kent kuramlarını unuttuk, gelecek hikayelerini yazmayı unuttuk. O nedenle vizyon kavramını yeniden keşfetmemiz lazım.''

Bir mahalleyi dönüştürmenin olumsuz etkilerinin de göz önünde bulunması gerektiğinin altını çizen Göksu, “Buradan gidenler nereye gidiyor, ne kadarı geri dönecek, ne kaybediyor, sorularının cevabını bulamazsak bu önemli değil” dedi. Tasarım kavramını dönüşümde atladığımızı dile getiren Göksu, “Parsel bazında yap-sat projesiyle kentleri ne kadar tipsizleştirdiğimizi ya da tipleştirdiğimizi hepimiz yaşadık. Kentlerin geleceğini yeniden düşüneceksek bir takım stratejiler üretmemiz gerekiyor. Bunlardan birincisi kimlik, kaybolan kent kimliğini geri kazanmamız gerekiyor” diye konuştu. Gayrimenkul odaklı kentler yarattığımızı belirten Göksu, “Biz gayrimenkul odaklı kent ekonomileri yarattık. Kolayımıza geldi. Maket üzerinden satmak, imar hakları bedava, belediyeler istediği gibi nasıl verildiğini biliyorsunuz. Bizim yeni ekonomik kalkınma kavramlarını bulmamız lazım” dedi. Toplantıda, Antalya Eğitim ve Araştırma Vakfı (ANTEV) Başkanı Osman Vural, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Tülin Özkan ve ANSİAD Üyesi Dr. Yusuf Örnek’e ANTEV’e katkılarından dolayı teşekkür belgelerini takdim etti. Toplantı, ANSİAD Başkanı Sadi Kan ve Toplantı Başkanı Halil Yılmaz’ın, konuk konuşmacı Faruk Göksu’ya günün anısına plaket takdimiyle sona erdi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X