Advert
Advert Advert
Advert

FARE VE GÜVELERİN ZARAR VERDİĞİ KİLİMLERİ YENİLİYORLAR

Antalya'da fare ve güvelerin zarar verdiği asırlık halı ve kilimler, cerrah titizliğinde çalışan güzel sanatlar fakültesi öğrencilerine emanet. Uzun süren restorasyonlar sonunda eserlerin ömrü bir kat daha uzuyor.

FARE VE GÜVELERİN ZARAR VERDİĞİ KİLİMLERİ YENİLİYORLAR
FARE VE GÜVELERİN ZARAR VERDİĞİ KİLİMLERİ YENİLİYORLAR admin
Bu içerik 273 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Asırlar önce dokunmuş ancak fare ve güvelerin zarar verdiği kilimler, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) çatısı altında yeniden hayat buluyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Öznur Aydın, 12 kişilik öğrenci grubuyla halı ve kilimlere ilmek atıyor. Akademik bilgi ve birikimini profesyonel iş yaşamıyla paylaşan Aydın, tarihi Kaleiçi'nde halı ve kilim mağazası bulunan Mustafa Canlı ile işbirliği yapıyor. Canlı, temizlenecek, onarılacak halı ve kilimleri en küçüğü 19, en büyüğü 53 yaşında olan öğrencilere emanet ediyor. Öğrenciler öğrendikleri teorik bilgileri bu şekilde pratikte uygulama imkanı bulmuş oluyor.

Maddi değeri yüksek, asırlar öncesinden günümüze kadar gelmeyi başaran halı ve kilimlere ise ayrı bir önem veriliyor. Öğrenciler, bu türden nadide eserlere, cerrah titizliğinde yaklaşıyor. Çeşitli kimyasallarla temizliği yapılan asırlık kilimler, türlerine ve renk çeşitlerine göre gruplandırılıyor. Onarılacak yerlerle ilgili gerekli iplik ve kumaş parçalarının elde edilmesiyle 'ameliyat' başlıyor. Saatler, bazen de günler süren bu restorasyon çalışmasında kilim ve halıların ömrü uzatılıyor. Restorasyonu yapılamayan ve koleksiyonluk olan halı ve kilimler ise kumaş üzerine dikilip parçalara ayrılması önleniyor.

BİNLERCE DOLARLIK ESERLERİN ÇÖPE ATILDIĞI OLUYOR

Öğrencilerin eğitimine bir nebze de olsa katkıda bulunmak ve bu mesleğin sona ermemesi için karşılık beklemeden halı ve kilimlerini öğrencilere sunduğunu belirten işletme sahibi Mustafa Canlı, “Fare ve güvelerin yiyerek zarar verdiği, atılmaya yüz tutan halı ve kilimleri günümüze kazandırıyoruz. 50 yıl yaşayan halı, bu sayede bir 50 yıl daha yaşayacak. Buraya bir nevi 'halı hastanesi' denilebilir. Doktor nasıl ameliyat ediyorsa hastayı, biz de aynı hassasiyetle halı ya da kilimin onarımını yapabiliyoruz" dedi. 3 asırlık kilimlerin de zaman zaman temizliğini burada yaptıklarını belirten Canlı, binlerce dolarlık eserlerin çöpe atıldığını ve bulanların halı ya da kilimleri kendisine getirdiğini de söyledi.

AÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Öznur Aydın, el dokuması bütün eserlere öğrencilerin ellerinin değdiğini söyledi. Bu şekilde öğrencilerin restorasyon aşamasında eserlerle iç içe olduğunu ifade eden Aydın, “Her halı ya da kilime illa müdahale edilecek diye bir şey yok. O şekliyle korumak da önemlidir. Nadide eserleri tamamlamak yerine olduğu gibi korumak gerekiyor. Çok değişik tedavi işlemleri var. Aynı bir doktorun tedavisi gibi. Halının önce kimliğini öğretiyoruz öğrenciye. Sonra halı ya da kilimin nereli olduğu belirlenip ona göre onarımı yapılıyor" dedi.

Tahmina Akyüz (53) ve Mine Dağdeviren (49) de öğrencilik ateşini canlı tutanlardan. Akyüz ve Dağdeviren, yaşça kendilerinden küçüklere hem ablalık hem arkadaşlık yapıyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X