Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert Advert
Advert

Bedenimiz her an kendi kendini tedavi eder. Kanımızdaki pıhtılaşma hücrelerinde bulunan mucizevi proteinler dokularımızın tamirini sağlar. Son yıllarda tıpta başarıyla kullanılan hücreler yardımıyla doku tamiri ve gençleştirme işlemi (PRP tedavisi) ortopedi alanında da başarıyla uygulanıyor. PRP tedavisinin günümüzde en çok diz kireçlenmelerinde kullanıldığına vurgu yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Altınel; PRP tedavisinde başarılı sonuç almak için dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda uyardı.

admin
Bu içerik 110 kez okundu.
Advert

Kanımızın 1 mililitresinde 150-400 bin pıhtılaşma hücresi bulunuyor. Kişinin kendi kanının bir takım yoğunlaştırma işlemlerinden geçirilmesinin ardından, elde edilen pıhtılaşma hücresinden (platelet) zenginleştirilmiş ürüne PRP (platelet rich plasma) denir. PRP’nin mililitresinde en az 1 milyonun üzerinde pıhtılaşma hücresi olması gerekiyor. PRP tedavisinin günümüzde pek çok alanda kullanılmaya başladığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Altınel en fazla diz kireçlenmelerinde uygulandığını ve başarılı sonuçlar alındığını belirtti.

Prof. Dr. Levent Altınel; diz kireçlenmesinde uygulanan PRP tedavisinde başarılı sonuç almak için dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda da önemli uyarılarda bulundu. Kireçlenmenin yani artrozun basitçe eklem kıkırdaklarının yıpranmasına bağlı olarak ortaya çıkan eklem rahatsızlığı olarak tanımlanabildiğini söyleyen Prof. Dr. Levent Altınel; “Zamanla eklemlerde gelişen yıpranma sonucu, kıkırdak doku aşınır, sürtünme artar. Eklemler ses çıkarmaya, şişmeye, ağrı yapmaya başlar ve hareketlerimiz gittikçe kısıtlanır. Bu tabloya kireçlenme (artroz) denir. PRP tedavisi günümüzde en fazla diz kireçlenmelerinde kullanılmaktadır.” dedi.

PRP’nin son birkaç yıldır giderek artan biçimde kullanıldığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Altınel; “PRP hastadan alınan kanın içinde bulunan pıhtılaşma hücrelerinin özel bir sistemle ayrılarak hastanın problemli vücut bölümüne enjekte edilmesi şeklinde uygulanır. Bu hücrelerin sahip olduğu birçok protein ve benzeri maddelerin vücut dokuları üzerinde iyileştirici etkisi vardır. PRP özellikle eklem kireçlenmeleri, Ön çapraz bağ yaralanmaları, Menisküs -Omuz kas yırtıklarında  tedaviye ilave olarak; Tenisçi Dirseği, Golfçü Dirseği, Tendinitler, Ayak Bileği burkulması, Topuk Dikeni, Kulunç Ağrısı, Tendon yırtıklarının tedavisi, gibi yumuşak doku problemlerinde ve hatta spor yaralanmalarında da  geniş bir kullanım alanı vardır. Bu tedavi uygun şekilde yapıldığında son derece iyi sonuçlar vermektedir” diye konuştu.

 

Başarılı PRP Tedavisi İçin…

Prof. Dr. Levent Altınel; PRP tedavisinde başarı almak için birkaç etkenin önemli olduğunu belirterek; “Öncelikle, hastalığın teşhisi doğru konulmalı ve uygun hastalara PRP tedavisi yapılmalıdır.  Bunun yanı sıra kullanılan malzemenin PRP için gerekli ayrıştırma işlemini sağıklı bir şekilde yapabilecek kalitede olması şarttır. Yeterli pıhtılaşma hücresi sağlayacak kaliteli malzemeler kullanılmalıdır. Üçüncü önemli faktör ise uygulama tekniğidir. Maalesef bu konuda tecrübeli olmayan kişiler tarafından yapılan PRP uygulamaları ciddi oranda başarıyı azaltıyor, enjeksiyonlarda ilacın eklem içine ulaşma şansını düşürüyor” dedi.

Yan Etkisi Yok…

PRP’ye dair en çok merak edilen soruların başında yan etkisi olup olmadığı konusunda da bilgi veren Levent Altınel, özellikle diz kireçlenmesinde PRP uygulandıktan sonra ‘hastanın tamamen iyileşmesi’ gibi bir algının da yanlış olduğunu belirterek sözlerini şu sözlerle noktalıyor: “Kişinin kendi kanından elde edilen PRP, yine hastanın kendisine yapıldığından ürünün doğrudan bir yan etkisi yoktur. Dokulara zarar vermez, alerji gibi yan etkiler yapmaz. Fakat steril şartlarda ve uzman ellerde yapılmayan PRP tedavisi sonrası mikrop kapma, eklem hasarı gibi enjeksiyona bağlı komplikasyonlar gelişebilir. Bu yüzden öncelikle PRP doğru hastaya, doğru teknikle uzman kişilerce yapılacak ve sonrasında hasta dizini koruyacak, egzersiz yapacak ve kilo kontrolünü gerçekleştirecek.  Bu saydıklarımızdan herhangi birinin eksikliği diz kireçlenme tedavisinin başarılı olmasını engeller ya da arttırır.”

Detaylı Bilgi İçin:

http://www.leventaltinel.com/

Prof. Dr. Levent Altınel Kimdir?

1994 Ege Tıp Fakültesi mezun oldu. İhtisasını 1994-1999 yıllarında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda yaptı. Özellikle diz ve kalça ekleminin açık, kapalı (artroskopik) ve robotik cerrahileri ile ilgilenmektedir.  2009 yılında Doçent; 2014 yılında Profesör unvanını aldı. Halen Özel Uncalı Meydan Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak çalışmaktadır. Özel ilgi ve uzmanlık alanları; Diz Kireçlenmesi- Kalça Kireçlenmesi (Koksartroz)- Diz Menisküs Yırtığı Tamirleri- ÖÇB (Ön Çapraz Bağ) Tamiri- Diz Kapağı Problemleri- Kıkırdak Hasarlarının Tedavisi- Kalça Kırık Ve Çıkıkları Cerrahisi- Omuz Ağrısı- Omuz Sıkışması Sendromu- PRP (Platelet Rich Plasma) Uygulamaları- Kök Hücre Tedavileri gelir. Evli ve iki erkek çocuk babasıdır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X