Advert
Advert Advert
Advert

Bu yıl Antalya’da ilk kez resmi program çerçevesinde kutlanan 15 Kasım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 35.yıldönümü etkinlikleri kapsamında dün akşam gerçekleşen Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna, Antalya’da bulunan devlet erkanı, kurum-kuruluş ve sivil toplum örgütleri temsilcileri, bir birinden değerli davetliler katılmıştır.

admin
Bu içerik 238 kez okundu.
Advert

Akra Hotel’de gerçekleşen resepsiyon, KKTC Antalya Başkonsolosu Sn.Mustafa Kemal Beyazbayram ve eşinin, gelen davetlileri kapıda karşılaması ve sonrasında istiklal marşının okunması ile başlamıştır. 35. Yıla özel gelen tüm davetlilere girişte KKTC rozeti takılmıştır.

Kıbrıs adasında Türklüğün devamı için Kıbrıslı Türklerin Anadolu insanı ile, Anavatanı ile, verdiği varoluş mücadelesi sonucu oluşan genç Cumhuriyetin 35. Yılında, özgürlüğün ve bağımsızlığın kutlandığı gecede, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sn.KudretÖzersay’ın da mesajı okunmuştur.

Sn. Özersay mesajında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 35. Yıldönümünün Kıbrıs Türk Halkının kendi kendini yönetme ve kendi geleceğini tayin etme hakkının en önemli simgesi olduğuna dikkat çekerek bir Halk olarak yaşayabilme ve kimliğini var etme mücadelesinin,KKTC devletinin kuruluşundan da önceye dayanmakta olduğunu ve geçen süre zarfında bu uğurda çok bedeller ödendiğini belirtmiştir.

Kıbrıs Türk Halkının uluslararası toplumun bugün devam eden haksız yaklaşımları nedeniyle dünyadan bir anlamda izole edilmeye çalışıldığına dikkat çeken KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sn.KudretÖzersay, “adım adım dünyanın parçası olma yolunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. KKTC tüm kurumlarıyla birlikte uluslararası toplumun farklı aktörleriyle uluslararası terörizme, kara para aklanmasına ve insan ticaretine karşı mücadele gibi konularda en üst düzeyde işbirliği yapmaya açık çağdaş değerleri paylaşan bir duruş sergilemektedir ve bundan sonra da bu yönde hareket edecektir. Kıbrıs Türk Halkının kendi kurumlarını iyi yönetmesi, kendi devletine sahip çıkması gerek Kıbrıs adasının gerekse doğu Akdeniz bölgesinin güvenliği, istikrarı ve huzuru açısından hayati önem taşımaktadır. Demokratik ve laik bir hukuk devleti olarak KKTC’ni bugün bulunduğu noktadan çok daha iyi yerlere taşımak hepimizin görevidir. Bu vesileyle bugün bu adada bir Halk olarak var olma mücadelemizde başarıya ulaşmamızda emeği geçen ve artık aramızda bulunmayan herkesi ve özellikle Şehitlerimizi rahmetle anıyor, Halkımızın Cumhuriyet Bayramını yürekten tebrik ediyorum” dedi.

 

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sn.Kudret Özersay’ın mesajının salonda okunması sonrası KKTC’nin kuruluşunun 35.yıl resepsiyonunda gelen davetlilelere hitaben konuşan KKTC’nin Antalya Başkonsolosu Mustafa Kemal Beyazbayram da;

KKTC’nin kuruluşunun, her yıl olduğu gibi bu yıl da gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerekse dış temsilciliklerde büyük bir gurur, heyecan ve sevinçle kutlanmakta olduğunu belirterek Antalya’da gerçekleşen etkinliğin ise ayrı bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu yıl ilk kezAntalya’da Başkonsolosluğun açılması ile resmi törenlerin gerçekleşmekte olduğuna dikkat çeken Beyazbayram, “KKTC’nin kuruluşunun 35.yılı artık Antalya için hep özel bir yere sahip olacaktır. Çünkü Başkonsolosluğumuzun faaliyete geçmesi ile beraber Antalya da ilk kez kutlamalar yapılmaktadır.  Bu durum zira benim için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır” dedi.

Kıbrıs Türk halkının yıllarca vermiş olduğu özgürlük ve varoluş mücadelesinin sonucunda 15 Kasım 1983 tarihinde KKTC Meclisi’nin, tüm Milletvekillerinin oybirliği ile kendi devletinin kuruluşunu tüm Dünyaya ilan ettiğine dikkat çeken KKTC’nin Antalya Başkonsolosu Mustafa Kemal Beyazbayram, “Kıbrıs Türk halkı, egemen, bağımsız, özgür ve demokratik yaşantısının başlangıcı olan bu güne gelene kadar çok zor aşamalardan geçmiştir. Bağımsızlık ilanı ile Kıbrıs Türk halkının, 1878’den itibaren çeşitli safhalarla ve içerikle devam eden özgürlük ve egemenlik mücadelesinin, tüm devlet kurumlarıyla yaşayan, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, çağdaş bir devlet olgusuyla taçlandırdığı gündür 15 Kasım” dedi.

KKTC için Cumhuriyetin, Kıbrıs Türk Toplumu Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve arkadaşları ile Kıbrıs Türk halkının imkansızlıklar içindeki yok olmaya ve azınlık durumuna düşürülmeye karşı direnişinin bir ürünü olduğunu vurgulayan Beyazbayram, KKTC’nin kuruluşunun 35. Yılında, tüm şehitleri ve Dr. Fazıl Küçük ile Rauf Denktaş’ı minnetle andıklarını belirtti.

 

Başkonsolos Beyazbayram konuşmasına şöyle devam etti, “1963 yılında başlayan karanlık yıllar, Kıbrıs Türk toplumunun baskı ve tehditlere, insanlık dışı muameleye, maddi ve manevi kayıplara uğradığı, umutların azaldığı, hayatta kalmak için mücadele verildiği ve göç ettiği bir dönemdi.1974’te anavatan Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanarak gerçekleştirdiği müdahale ile Kıbrıs adasına ve insanlarına barış ve huzur ortamı sağlanmış ve daha sonra Kıbrıs Türk halkı kendi sınırları içerisinde kendi egemen devletini kurmuştur.Adaya 1964 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü askeri gelmiş ve Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulmaya yönelik görüşmeler 1968 yılında başlamıştır. 1968 yılından bu yana tam 50 yıldır süren görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafı önüne çıkan çözüm fırsatlarına her zaman iyi niyet ve sabırla yaklaşarak, üstüne düşeni yapmıştır.Son olarak Kıbrıs Türk tarafı, Mayıs 2016 tarihinde başlayan yoğun görüşme sürecinde iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı federal bir Kıbrıs’ta Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi zemininde kalıcı, barışçıl ve adaletli bir çözüme ulaşma çabalarını sürdürmüştür. Ancak, Temmuz 2017 tarihinde görüşme çabalarımız bir sonuç vermeden bu süreç bitmiştir.Bugün ben inanıyorum ki, Kuzey Kıbrıs Türk halkı şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da varolarak ilerlemeye, gelişmeye, tüm engel ve kısıtlamaları aşarak yükselmeye devam edecektir. Bizler Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak gelişimimizi sürdüreceğiz.Ancak, Adanın etrafındaki doğal kaynaklara tek başına sahip olma gayreti içerisinde olan Kıbrıs Rum tarafı, bu konuda tek taraflı adımlar atmaya devam etmektedir. Burada bilinmesi gereken tek gerçek, Kıbrıs’ta bulunan doğal kaynakların üzerinde Kıbrıslı Rumlar kadar, Kıbrıslı Türklerin de hak ve çıkarlarının mevcut olduğudur. Bizler Kıbrıs Türk halkı olarak hak ve çıkarlarımızı korumaya herzaman olduğu gibi devam edeceğiz.Cumhuriyetimizin 35. Kuruluş yıldönümünü onurla ve gururla kutladığımız bu günde, uluslararası kamuoyu tarafından Kıbrıslı Türklere her alanda uygulanan, ambargolar, engeller ve kısıtlamalara karşın anavatan Türkiye’nin her zaman sağladığı destek ile Kıbrıs Türk halkı, geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir.Bizlere düşen asli görev ise, Kıbrıs Türk halkının bugün sahip olduğu egemen devleti, özgürce yaşadığı toprakları ve uğruna can verilen mücadeleyi ve ödenen bedelleri unutmadan, acılarla, zorluklarla ve fedakarlıklarla elde edilen bu mirası bilerek, geleceğe umutla ve kararlılıkla yürümektir.KKTC’nin, başta ekonomik alanda olmak üzere, her alanda kalkınmasını hedefleyen, işbirliği ve çalışmalarda, Anadolu halkıyla olan güçlü bağları ile birlik ve beraberliği sayesinde Kıbrıslı Türklerin ve KKTC’nin geleceği güvence altında olacağından hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.Bu anlamlı gün vesilesiyle, Kıbrıs Türk halkının aydınlık günlere ulaşmasında büyük görevler üstlenen toplum liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve mücadele arkadaşlarını ve bu uğurda can veren mücahitlerimizi ve Mehmetçiğimizi tüm şehitlerimizi rahmetle anar; hayatta kalanlara Gazilerimize minnet ve şükranlarımızı; ve halkımızın bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve insanca yaşama çabalarında her alanda sağladığı destek ve güvencelerle her zaman yanımızda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ve halkına teşekkürlerimizi bildirir, saygılar sunarım.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 35. Yıldönümüresepsiyonu geceye katılan protokol mensupları ile beraber, üzerinde KKTC Bayrağı görseli olan pastanın kesimi ile sona erdi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X