Advert
Advert Advert
Advert

Antalya Milletvekili Sayın Abdurrahman Başkan’ın Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin ilk bütçesi olan 2019 yılı bütçesinin, 2017 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 7. maddesi üzerine MHP adına TBMM'de konuşma yaptı.

admin
Bu içerik 261 kez okundu.
Advert

Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri

Muhterem heyetinizi ve bizi televizyonları başında izleyen Yüce Türk milletini saygı ve

sevgi ile selamlıyorum.

 

Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin ilk bütçesi olan 2019 yılı bütçesinin, 2017 yılı

merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısının 7. maddesi üzerine Milliyetçi

Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum.

 

24 Haziran seçimlerinden sonra, 9 Temmuzda Sayın Cumhurbaşkanımızın yemin etmesiyle,

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi fiilen başlamış, yürütme tamamen Cumhurbaşkanlığının uhdesine bırakılmıştır.

 

Yürütmenin iki başlılıktan kurtularak tek noktada birleşmesi, devlet işlerinin daha seri

bir şekilde ifa edilmesine imkân sağlayacaktır.

 

 

Ancak buradaki en önemli unsur; Devlet yönetiminde liyakat esaslı kadroların

oluşturulması ve bir daha FETÖ ve benzeri yapılara asla izin verilmemesidir.

 

Sayın Genel başkanımız Devlet Bahçeli  beyin söylediği gibi;

 

‘’Unutmasınlar ki hainlere karşı aynı

siperdeyiz, aynı gemideyiz. Aynı çizgideyiz.

 Türk Milleti bu vatanda bağımsız şekilde

varlığını muhafaza edecektir. ‘’

 

Milliyetçi Hareket Partisi olarak; Ülkemizi muassır medeniyetler seviyesine çıkarmak ve

Türk milletine hak ettiği refahı sağlamak, bunun içinde gece az uyumak gündüz ise çok

çalışmak  hedefimiz olacaktır.

 

 

Eğer hedefimiz dünyanın en gelişmiş on ekonomisinden biri olmaksa, yetişmiş

kadrolarımızın yurt dışına gitmemesini, yurt dışında olan vatanını milletini seven yetişmiş

değerlerimizin ise ülkemize geri dönmesini teşvik etmek şarttır.

 

On bir gündür genel kurulda, öncesinde ise bir aydır plan bütçe komisyonunda Milliyetçi

Hareket Partisi olarak bu süreçlere yapıcı katkı vermeye çalıştık. Sorunları tespit ettik,

eleştirilerimizde oldu, takdirlerimizde bir çok konuda hem risklere işaret ettik, hem de

çözüm önerilerimizi sunduk.

 

Sonuçta ülkemizin 2019 bütçesi ortaya çıktı, bizler MHP milletvekilleri olarak bu bütçenin

sağlıklı bir şekilde yürütülmesi sürecinin, milletimiz adına takipçisi olacağımızı burada

ifade etmek isterim.

 

Sayın Başkan Değerli milletvekilleri.

Ülkemizin topraklarının %33’ü tarım alanıdır.

 Bu alanlarda, iklim ve toprak farklılığından dolayı yetiştirilen ürün çeşidi fazladır.

Tarım, özellikle verimli toprağın bulunduğu alanlarda yapılır. Sulama, tohum, gübreleme,

makinalaşma ve Kooperatifleşme tarımsal faaliyetlerdeki verimi ve kazancı etkileyen en

önemli faktörlerdir.

 

Tarım ürünleri kimi zaman gıda, kimi zaman sanayide ham madde, kimi zamanda ticari

ürün olarak kullanılır.

 

Tarım ürünlerinin ham madde olarak kullanılıp hazırlama, işleme, muhafaza, ambalajlama

 gibi değişik işlemlerden geçirilerek nitelik ve niceliklerini iyileştiren sanayi dalına

Endüstriyel tarım denir.

Bu da Tarım İle Sanayi sektörünün karşılıklı etkileşiminin gerçekleştiği ve bütünleştiği bir

sanayi dalıdır.  Bu sektörün gelişmesi,

 çiftçimizin gelirinin artmasında büyük katkı sağlayacaktır.

 

Ayrıca Türk tarımı ve Türk sanayinin entegre edilmesi sonucu, kırsaldan göç de önemli

ölçüde azalacaktır.

 

Tarıma dayalı sanayinin yerli ve milli halde  geliştirilmesi için gerekli teşvikler acilen

sağlanmalıdır.

 

Akdeniz’in etrafındaki, özellikle güney bölgesini sarmalayan sınırlar, Avrupa-Afrika

 platosunu hedefleyen gıda firmalarının lojistiği açısından vazgeçilmez bir bölge haline

gelmekte, Türkiye ise bu bölgenin tam kalbinde bulunmaktadır.

Antalya bölgemiz bu coğrafyada olup dünyanın en önemli örtü altı yetiştiriciliğinin

olduğu yerlerin başında gelir. Buradan dünyanın bir çok ülkesine sebze ve çiçek

ihracatı hem hava hem de kara yoluyla yapılmaktadır.

 

Ayrıca Akdeniz havzasında yeni yeni başlayan tropik meyvelerin ve katma değeri yüksek

ürünlerin üreticiliğine önem verilmeli, örnek bahçe uygulamaları ile çiftçilerimiz

bilgilendirilmeli ve desteklenmelidir.

 

Antalya’mızda  artık orta ölçekli tropik fırtınalar görülmekte ve bunun sonucu dolu, sel ve

hortuma dayalı afetler artmaktadır. Bu hasarlardan Antalya çiftçileri iki türlü zarar

görmekte ki, biri afetten, diğeri ise tam olarak anlatılamayan ya da Tarım sigortasındandır.

 

Temmuz ayında Kumluca da dolu Elmalı da sel felaketleri yaşanmış ve hazine arazilerine

ecri misil ödeyip kiralayan küçük sera üreticilerimiz zarar görmüş ve Tarsim

tarafından sigortalanmadığı için bütün emekleri zayi olmuştur.

Acilen Tarım Bakanlığımız ve Tarsimin bu konuyu inceleyip çiftçi eğitim şube

müdürlüklerinin üreticilerimizi bilgilendirmesi elzemdir.

 

Lisanslı depoculuk sistemi yaygınlaştırılmalı, soğuk hava depoları kurularak çiftçinin malını

uzun vadede daha iyi fiyattan satması sağlanmalıdır.

Hayvancılığa özel önem verilerek kaba yem üretimi arttırılmalı, entegre tesislerin kurulması

kontrollü olarak desteklenmeli, Türkiye’nin hayvan varlığını arttırmak için yetiştiricilere

ucuz kredi imkanları sağlanmalıdır.

 

Sayın Başkan Değerli milletvekilleri

 

Antalya’mız tarım da olduğundan  daha fazla,  dünyanın önemli bir turizm destinasyonu

olarak da bilinir.

 

Antalya’mıza 18 Aralık 2018 itibariyle Gazipaşa ve Antalya hava alanı yoluyla

Yaklaşık 13 milyon turist gelmiştir. Bu sayı 2017ye göre % 31’lik bir artış demektir.

Ülkemizin tamamında ise turist sayısı 2018 de 40 milyon olarak beklenmektedir. Antalya için

orta vadeli hedefimiz yılda 20 milyon,Türkiye için ise 50 milyon turistin ülkemizi ziyaret

etmesidir.

Turist sayısı kadar turistlerin harcama miktarıda önemlidir. Ülkemizde turist başı

harcamanın 800 doların altında olduğu  bilinmektedir, bunun kısa vadede 1000

 doların üzerine çıkarılması şarttır.

 

Yıllık 50 milyar dolar turizm geliri hedefimiz olmalıdır.

 

Dünyada hiçbir ülkede bu kadar güzel oteller,   bu kadar güzel yemekler ve bu kadar güzel

 denizi bu fiyatlara satın almak mümkün değildir.

 

Bu sebeple sadece yaz turizmi yeterli olmayıp,  turizmi çeşitlendirip hem de tüm aylara

yayarak golf gibi, inanç turizmi gibi, kış turizmi  gibi, gurme turizmi gibi ve sportif amaçlı

turizm gibi katma değeri yüksek turizm branşlarına yönelik çalışmalar artırılmalıdır.

 

Yine kişi başı harcaması yüksek turistler grubunda yer alan Kurvaziyer turizminden,

şehrimizin aldığı pay arttırılmalı ve Antalya’mızın önemli bir destinasyon merkezi

yapılması Kültür ve Turizm Bakanlığımızdan acil talebimizdir.

 

Sağlık turizmi ülkemiz için önemli bir gelir kaynağı olmaya başlamıştır ve Katma değeri

yüksek bir turizm sektörüdür. Antalya’mızın bu sektörden pay alması turizmin

çeşitlenmesi içinde önemli olacaktır. Bu amaçla 27 ilde 33 şehir hastanesi hedefiyle

yola çıkılırken 33 noktadan biride Antalya olmuştu. Kepez göçerler ve çevresine

düşünülen 1000 yatak kapasitesine sahip hastanenin bir an önce hayata geçirilmesi

Antalya’mız için önemlidir.

 

Antalya’mızın hem merkezi hem de ilçeleri ayrı birer güzelliktedir.

 

Gazipaşa’nın Sayacık mağarası, Selinus antik kenti görmeye değerdir.

Gündoğmuş;  adı üstünde güneşin en güzel doğduğu yerdir,

Akseki; ilçemiz kardelen çiçeğinin ana yurdu  olup, giden gelmez dağları ve ala geyiğin  vatanı olarak da bilinir.

İbradı; ilçemiz oğuzların salur boyundan olup havası sert insanı merttir.

Alanya; Atatürk tarafından ismi verilmiş, Selçuklulardan, Karamanoğullarına,

Mumluklulardan, Osmanlıya tarihin dokusu ve kokusu içine işlemiş bir kültür otağıdır. Meşhur

kalesinden taş atmayan kalmış mıdır?

Serik; dünyanın en önemli golf merkezidir.

Manavgat’ın  gezilecek o kadar çok yeri var ki Şelalesi, Side Antik Kenti. Apollon Tapınağı,

bunlardan sadece bir kaçı.

Aksu; Perge Antik Kenti dünya mirası olup, Zindan Mağarası, Kurşunlu Şelalesi

muhteşemdir.

Kemeri , anlatmakla bitmez,Phaselis Örenyeri ve Müzesi, Olimposu, Yanartaşı ve  Beldibi

Mağarası sadece birkaçıdır.

Kumluca; Dünyada domatesin başkenti nere diye sorsalar herkes Kumluca der, sera

tarımının da gözbebeğidir,

Finike; Portakalı dünya markasıdır.Limyra Antik Kenti ve Örenyeri ile Andrea Doria Koyu

 bu İlçemizde bulunmaktadır.

Demre’de inanç gruplarının önemli şahsiyeti noel baba’nın mezarı bulunur, çok önemli bir

turist potansiyeline sahiptir

Kaş;  Kaputaş Plajı ve Kekova yeter ama  dünyanın en önemli dalış merkezleri bu

ilçemizdedir, 40dan fazla dalış merkezi ve yirmiden fazla dalış okulu vardır.

Kekovanın Kara ulaşımının olmaması, dış dünyayla kısa bir süreliğine de olsa

 bağlantınızı kesmiş hissiyatı verir.

Korkuteli;   Güllük DağıTermessos Milli Park. Sultan Alaaddin Cami. En bilinen

yerlerdir.

 

Elmalı;  arkeolojik müzesi mutlaka görülmelidir.

Döşemealtı;  Termessos Antik Kenti, Düzlerçamı, Antik Döşeme Yol,  Karain

Mağarası ayrı güzelliktedirler.

Konyaaltı; Falezlerin kayalıklarından Antalya  Limanı’na kadar uzanan Konyaaltı Plajı mavi

bayrağa sahiptir, ve 4,5 km uzunluk ve 70 m  genişliktedir.

Kepez; Antalyamızın merkezdeki en büyük ilçesi olup düden şelalesi ve zeytinlikleri

görmeye değerdir.

Muratpaşa; Sadece Kaleiçi  yat limanı ve falezler muratpaşayı tek başına anlatmaya

 yeterlidir.

Özetle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘’şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel

şehridir’’, diyerek noktayı koymuştur.

 

Antalya sadece deniz, kum, güneş ve antik kentlerin şehri olmayıp aynı zamanda manevi

ve tarihi şahsiyetlerinde memleketidir.

 

Kur An I Kerimin En Güzel meal ve tefsir ’ini  Yazan Elmalılı Hamdi Yazır’ın, 16 yüzyıl

tasavvuf şairi Sinani Ümminin  Memleketi Antalya’dır.

 

İtalyanların 1920 deki İşgaline Karşı  Direnirken Şehit Olan Ve Milli Mücadelenin İlk

Fitilini Ateşleyen Korkuteli’nin Manevi Evladı Mustafa Haşmet’in Memleketi’de  Antalya’dır.

 

Dokuz felek bizim sayvanımızdır Yedi kat yeryüzü seyranımızdır.  Zira insan suretidir tonumuz Kamu alem bizim hayranımızdır

Diyen Alanya beyinin oğlu Kaygusuz Abdal’da Antalyalıdır.

Kısaca Antalya güzel ülkemizin gözbebeğidir.

 

Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri Burada sözlerime son verirken gabarda,

 Katoda, amanoslarda, afrinde, mümbiçde kar  ve soğuğa rağmen nöbet tutan askerlerimize

 ve polislerimize selam ve dualarımızı gönderiyorum, 2019 yılı merkezi yönetim

bütçesinin ülkemize ve büyük Türk milletine  hayırlı olmasını diliyor, Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ne Mutlu Türküm Diyene

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X