Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Muratpaşa Belediyesi’nin siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ve yazarların katımıyla düzenlendiği mini sempozyum serisi “Küreselleşme ve Türkiye” başlığıyla devam etti. Belediye Kültür Salonu’nda düzenlenen bu ayki sempozyuma gazeteci İsmail Saymaz, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi, tarihçi Dr. Elif Uluğ ve Koç Üniversitesi'nde Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler alanında öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Somer konuşmacı olarak katıldı.

admin
Bu içerik 208 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Sempozyuma üniversite öğrencilerinden emeklilik günlerini yaşayan çok sayıda kişi ilgiyle takip ederken Belediye Başkan Yardımcıları Ferruh Tunç, Hasan Kaçmaz, Muzaffer Türe de dinleyiciler arasındaki yerini aldı. Sempozyuma CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Ahmet Kumbul’la birlikte gazeteci Ahmet Şık’ın annesi Fatma Şık da katıldı.

KÜRESELLEŞME SADECE EKONOMİ DEĞİLDİR

Sempozyum, siyaset ve iletişim sosyoloğu akademisyen Serdar Taşçı’nın küreselleşme olgusunun ‘kavramsal çerçevesini’ çizeceği “Küreselleşme nedir, ne değildir, neyimiz olur?” başlıklı açılış konuşmasıyla başladı. Taşçı, küreselleşmenin sadece ekonomik parametreler ve değerlerle anlaşılamayacağını aileden tarıma, yaşam beklentisine pek çok şeyi etkileyen bir olgu olduğunun altını çizdi.

BİLGİ KALABALIĞI GERÇEĞİ YOK EDİYOR

Dr. Uluğ’un Türkiye ve küreselleşme sürecinin tarihsel arka planıyla ilgili yaptığı konuşmayla devam eden mini sempozyumda Doç. Dr. Somer ise “Küreselleşme ve Türkiye’de yeni siyaseti anlamak” başlıklı oturumda konuştu. Somer konuşmasında, yeni enformasyon ortamının sansürün niteliğini değiştirdiğini belirterek özellikle sosyal medya ortamlarında neyin doğru neyin yanlış olduğunun önemsizleştiği bir bilgi kalabalığının ortaya çıktığını dile getirdi.

HALKIN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Mini sempozyumun 3’üncü ve son oturumunda ise gazeteci Saymaz, Küreselleşme süresinde Türkiye’de insan hakları ve medya alanında yaşanan değişimi ele aldı. Saymaz, 24 Temmuz 1908’de 2’nci Meşrutiyet’in ilanının ardından basında sansürünün kaldırılışı ve iktidar - medya ilişkilerinden tutuklu gazeteci Ahmet Şık’a uzanan tarihsel bir perspektiften ele aldığı konuşmasının sonunda “Halkın haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız. Dünyaya işçilerin, emekçilerin ve öğrencilerin gözünden bakan haberler, onlar için haber yapmaktan geri durmayacağız” ifadelerine yer verdi.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X