Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
UÇANSU REZALETİ...
Nazan Şekerkaya Kılıç

UÇANSU REZALETİ...

Bu içerik 1315 kez okundu.
Advert

Yıllardır Antalya’da yaşıyor olmamıza rağmen adını bile duymadığımız bu saklı cenneti 2 yıl önce tavsiye üzerine keşfettik. Burası Gebiz’e bağlı, Akçapınar köyünde doğa harikası bir şelale. Havuz gibi suyu, suyun soğukluğu, su renginin muhteşem yeşili bizi kendine hayran bırakmıştı.

Tek yakındığımız, orada bulunan tesisin biraz zayıf olmasıydı.  Yiyecek konusunda fazla alternatif yoktu. Bu da orda az zaman geçirebileceğiz demek oluyordu. Ama yine de tekrar tekrar gidelim dediğimiz bir yerdi.

Yollar derseniz hiç kolay gidilmiyor. Ormanın içinden, dere yataklarından, dağlardan dolaşmak aslında bu tarz gezileri sevenler için bulunmaz nimet ama sizi Uçansu’ya ulaştıracak tabela pek yok. O doğal güzelliği görmek için kesinlikle değer ama altı alçak bir araba uygun değil.

Peki, bu kadar ballandıra ballandıra anlatıyorsun da o başlık neyin nesi derseniz şimdi asıl konuya gelelim.

Arkadaşlarımızla birlikte bu çok sevdiğimiz şelaleyi hem tekrar yaşamak hem onlara da göstermek için yola çıktık. Daha önce çok severek gittiğimiz yol bu sefer bize zulüm oldu. Yollarda bir sürü araba birbirine yol soruyor, hepimiz Uçansu’ya gitmek istiyoruz fakat bir türlü yolu bulamıyoruz. Navigasyon bizi dağın tepesinde bir yere götürürken köyde yaşayan halk başka bir tarafa yönlendiriyor derken 3 saati geçen yolculuğumuz sonunda şelaleye ulaştık.

İnanılmaz bir hayal kırıklığı bizi bekliyordu. Daha önce şikayet ettiğimiz 2 sene içinde gelişmiş olacağını umduğumuz tesisin yerinde yeller esiyordu. Şelale ise maalesef çöplüğe dönüşmüş. Yüzmeyi hayal ettiğimiz suya ayağımızı bile sokamadık. İnsanlar piknik yapıyor ve tabi ki çöpler ortada. Bizim doğa harikası anlatmaya doyamadığımız saklı cennet cehenneme dönmüş.

Öyle üzüldüm ki... Böylesine harika yerlere sahip olup kıymetini bilmeyen bir toplum olduğumuz için... İnternete girip Uçansu yazarsanız bilmeyenler için söylüyorum çok güzel görsellerle karşılaşacaksınız. Şimdi soruyorum ne yapmalı? Uçansu’ yu kurtarmaya çalışmak için ilgili mercilere mailler mi atmalı? Telefonlar mı açmalı? Yoksa nasıl olsa bir şey olmaz deyip kaderine mi bırakmalı?????

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X