Advert
Advert
Para Balık Gibidir Yemezsen Kokar
Pelin Köksalan

Para Balık Gibidir Yemezsen Kokar

Bu içerik 658 kez okundu.
Advert

Yazı başlığım kulağa hoş gelse de, “Günlük yaşa, her kazandığını harca bitir, ye iç gez eğlen, eller havaya” anlamında söylenmiş bir söz değil elbette.
Para ile insan arasındaki ilişkiyi çözmek değil amacım. Bir türlü sevemediğim ama var olmasını hep istediğim, başıma hep dert açan sonra dertlerimden kurtaran, yerken mutlu eden, bitince kahreden, saçma sapan bir şey. İçine şeytan kaçmış bir kağıt parçası sanki…
Keşke paralar cüzdanın içinde sevişip çoğalsalardı da zihnimiz bize kalsaydı.
42 yaşıma basmışım, kendimi bildim bileli para biriktirmem öğütlenmiş. Hafızama kazımışlar sanki. Rahmetli anneannemin “Akarken doldurun yavrum” sözleri yerleşmiş kulağıma.
Çocukken bayramda topladığımız paraları anımsıyorum; ceplerimden fışkırırdı. Ne çok param olurdu. İki cep dolusu para, harca harca bitmez. Sonra annem gelip “Düşürürsün paralarını, ben saklayayım” deyip, elimden alırdı. Hooop kasaya gitti paracıklar. 
Neden kasaya koymak zorundaydım, hiçbir zaman anlayamadım. Onlar benim paralarımdı. “Büyüyünce bu paralarla kendine araba alırsın, ev alırsın, altın alırsın, arsa alırsın” diye yıllarca avuçlarımdan kaydı gitti bayram paralarım.
Oysa ki ben onlarca çikolata, yüzlerce şeker, her saç telim için ayrı renk süslü toka almayı planlıyordum. Boğazım patlayana kadar dondurma yalamayı hayal ediyordum belki.
Aranızda benim gibi düşünenler olduğuna eminim. Kaptırılan bayram paraları için hala üzülenler varsa, parmak kaldırsın.
Yaş 18’e gelmiş, genç kız olmuştum. Levis 501 kot, Türkiye’ye yeni gelmiş. Converse ayakkabılar renk renk, raflarda yerini almış. O zamanlar havalı olmak istiyorsan, marka giyineceksin… Ergen yaşlar için giyinmek, süslenmek çok önemli. Alınan harçlıklar yetersiz. Asıl bana şimdi çok para lazım.
Gece rüyamda para ağacımın olduğunu görüyorum. Dallardan paraları koparıp koparıp harcıyorum. (Rüyası bile güzeldi.)
Annem haftalığımı verince, bir günde harcayıp, babama koşuyorum. Biraz da ondan tırtıklayıp, aynı gün onu da bitiriyorum.
Dağılmadan asıl konuma dönecek olursam:
Günler, aylar, yıllar geçer gider. Orta yaş olursun, yükün ağırlaşır, sorumlulukların artar. Tam kazandıklarımı harcayayım, bir yurt dışı seyahati yapayım, arabamı değiştireyim derken… Hoooop orada dur!
Çocukların okul masrafları, evin hiç bitmeyen eksikleri, kredi kartı faizleri, sağlık sigortaları, bir de çocuklarına gelecekte bırakmak istediklerin…
“Çünkü bizler anne baba olduktan sonra çocuklarımız 20 yaşında bile olsa, onlara ev araba almaya çalışırız. İşlerini kurar, üzerine banka hesaplarına da yüklü miktar para bırakırız.”
Bu satırları okurken aslında kendinizi gördüğünüze eminim.
Çünkü bizler böyle öğrendik. Parayı kazan ama tut. Harcama cısss. At köşeye lazım olur. Tabii ki lazım olur. Ama bir düşün, kaç yaşına geldin ve kendin için ne yaptın?
Ben cevabı biliyorum. Hep çalıştın, sadece çalıştın ve eksikler hiçbir zaman tamamlanmadı. Para akarken doldur ceplerini ama asla kendini ihmal etme. Ruhunu besle, anılar biriktir.
Hepimizin hayat hikayesinde mücadele var, gelecek kaygısı var, korkular, telaşlar, uçsuz bucaksız istekler var. Sizce biter mi? Büyük harfle yazıyorum: ASLA BİTMEZ…
“PARA BALIK GİBİDİR YEMEZSEN KOKAR”
Teşekkür:
Bu cümleyi sevgili İzzet Çapa’nın en çok eğlendiğim kitabında okumuş, üzerine uzun uzun düşünmüştüm. Bana ilham oldun, teşekkür ederim. Önümüzdeki ay, benim gözümden İzzet Çapa gerçeğini yazmayı düşünüyorum. Bakalım gözüm iyi mi…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Mine Kılıç     2019-06-18 Yazı dilin çok iyi Pelin’cim Çokta güzel anlatmışsın,,tebrik ediyorum seni
Gülay torgay     2019-06-18 Belliki kalemin çok kuvvetli.basarıların devamını dılerim pelincim.
Nazmiyeyilmaz     2019-06-18 Gerçekten çok doğru anlatmışsın Pelincim Bizler küçük seylerden mutlu olan çocuklardık şimdi çocukların eksiğini tamamlamaktan mutsuz bir nesil yetiştiriyoruz...
Sezen Guzeldere     2019-06-18 Canım dostum tebrık edıyorum senı başarıların daim olsun bır sonrakı yazını sabırsızlıkla beklıyorum ❤️
Nevin Karakaş     2019-06-18 Çok güzel yazmışsın Pelin’cim